Hüma

Ben Hüma…
Söze yazgı, susuşa anlam üfleyen doğu yellerinin çocuğuyum.
Her kelimeyi, bir dağın eteğinden düşen yankı gibi duydum; her şiiri, içimde büyüyen kadîm bir sızı gibi yazdım.

Dilimde dağlar, elimde yurt, gönlümde sırlarla yürüdüm mısraların ardından.
Şiir, bana göre ne yalnızca estetik bir eylem, ne de dilin oyunudur. O, ruhun kendiyle yüzleşme biçimidir.
Ben, bu yüzleşmenin izdüşümlerini “Hüma Makamı”nda toplayan bir kalemim.

Kelimelerim, nevi şahsına münhasır; geleneğe bağlı, geleceğe nişân.
Bazen bir ağıtla, bazen bir gazelle ses verdim kendime.
Aşkı, firkati, sürgünü, sükûtu, devrini tamamlamamış rüyaları anlattım.
Yazdığım her şiirde, bir ses aradım; kimi zaman bir taşın susuşunda, kimi zaman sevgilinin gülüşünde.

Ben Hüma.

Doğudan doğdum.
Ama her yönü kendi içimde aradım.
Ve öğrendim ki: Şiir, bir yön değil; bir yoldaşlık hâlidir.

Alışveriş Sepeti
Review Your Cart
0
Add Coupon Code
Subtotal